Okul nedir?

Çeşitli bilgilerin okutulup öğretildiği yerdir. Okuyup yazmadan, en ileri bilimlere kadar bütün bilgiler okullarda verilir. Kelimenin anlamı sonradan daha da genişleyerek, çeşitli dallarda belli bir fikri veya tarzı gösteren ifade almıştır: «Felsefe okulu», «edebiyat okulu» gibi. İnsanları küçük yaşlarından itibaren yetiştirmek fikri, çok eski çağlardan beri vardı. İlk kurulan okullar, daima dini müesseselerde, din eğitimiyle beraber yürütülmüştür.

Eski Yunan'da Akademisi adındaki bilginin evinin bahçesinde vermeye başladığı derslerle, özel okullar da eğitim çabasına katılmışlardır. Sonradan ihtisas topluluklarına «akademi» denmiştir. Roma'da hemen her ev bir okul sayılmış, M.O. 3. yüzyılda da ilk dilbilgisi okulları açılmıştır. Daha sonra «şehir» ve «imparatorluk» okulları kurulmuştur. Ortaçağ'da okullar yeniden kiliseye bağlanmış, bu eğitim tarzında tartışmaya, fikir münakaşasına yer verilmemiş ve öğretmenin dediği dedik olarak kabul edilmiştir.

Roma’da ise okulun çok daha özlü, özel bir anlamı vardı. Her ev bir okuldu. Her evde çocuk bilgili bir kölenin eğitimiyle yetiştirilirdi. M.Ö. III. yüzyılda ilk defa olarak dilbilgisi okulları açıldı. Daha sonra felsefe okulları kuruldu. Yalnız Çiçero devrine gelinceye kadar Latinceyi doğru dürüst öğreten okul yoktu. Halka açık tutulan okullar ancak M.S. 69-70 yıllarında Vespasianus devrinde açıldı. Daha sonra şehir okulları, imparatorluk okulları diye üst dereceli okullar kuruldu.

Ortaçağ’da, okulların yeniden kiliseye, manastıra bağlandığını görüyoruz. Daha sonra kilise okullarının yanında okuma-yazma öğreten okullar kuruldu. Sonradan bu okullarda dünya ile ilgili bilimler de öğretilmeye başlandı. Genel olarak okullar dogmatik idi. Yani öğretmenin dediği dedikti, tartışılmazdı. En yüksek derecede okul olan üniversiteler kurulduğu zaman bile bu böyle olageldi. Buna da skolastik bilgidenildi.

Doğu dünyasın da okullar din müesseselerine bağlı olarak gelişmiştir. Buralarda da öğretimin ilk amacı dini bilgileri vermekti. XI. yüzyılın başlarından beri kurulan medreseler İslam dünyasının okul sistemini teşkil eder. Medreselerde bütün bilimler okutulur. Hekimler, müderrisler, mühendisler hep buralarda yetişirdi. XI. yüzyıldan önce medrese yerine cami, camia, külliye denirdi.

okul

Doğu'da da okullar din müesseselerine bağlı olarak gelinmiştir. Burada da medreseler öğrencilere gerekli bilgileri sağlamışlardır. 11. yüzyılın başlarından beri kurulan medreseler İslam dünyasının okul sistemini meydana getirir. Bu medreselerde bütün bilimler okutulurdu. Bizde de okullar camilerin, mescitlerin yanı sıra gelişmiştir. Eğitimin temeli de Kur'an öğrenimi olmuştur. Mahalle okulları (sübyan mektepleri) bugünkü ilkokulların yerineydi. Sübyan okullarından sonra, orta ve yüksek öğrenim veren medreseler, askeri ve mülki sınıfları yetiştiren saray okulları vardı.

Bunların en yükseği de, Enderun'du. Tanzimat'tan sonra eğitim sistemimizde ilk büyük değişiklik yapıldı. Cumhuriyetten sonra, 1924'te mahalle okulları Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlandı. 1926'da da tamamen kaldırılarak, yerini ilkokullara bıraktı. Bugün ilkokullar bütün memlekete yaygın bir hale gelmektedir. Ayrıca eğitim sistemleri de modern metodlara uydurulmaktadır.

Türkiye'de ilkokul çağından sonra öğrenim, orta ve yüksek olmak üzere ikiye ayrılır. Orta öğrenim iki safhadır: Ortaokul ve lise. Her biri 3 yıl sürelidir. Lisede ikinci yıldan itibaren öğrenciler «fen» ve «edebiyat» olmak üzere iki kola ayrılırlar. Lise bitirdikten sora da üniversite eğitimi başlar. Ayrıca ülkemizde çeşitli özel okullar ve kolejler, yabancı bazı liseler vardır kİ, buralarda yabancı dillerde daha geniş öğretim yapılır. Bunların bazıları 3 yerine 4 yıldır. Orta dereceli okullar arasında meslek okulları ve teknik öğretim yapanlar da vardır. Yüksek öğrenim, liseyi bitiren öğrencilerin girdiği Tıbbiye, Teknik Üniversite, Edebiyat Fakültesi gibi ihtisas okullarıdır.

Ülkemizde okulların tarihçesi

Bizde de okullar ilk zamanlarda camilerin, mescitlerin yanı sıra kurulmuş sonra medreselere kadar gelişmiştir. Bu arada sıbyan mektepleri doğrudan doğruya Kuran öğretimi yapan okullardı. Bu okullara 4 ila 7 yaşındaki çocuklar alınırdı. Hemen hemen her mahallede bulunduğu için mahalle mektebi, çoğu da taştan yapıldığı için taş mektep diye anılırdı. Bu okullar genel olarak üstü kubbeli bir oda ile bitiştiğinde hoca ile kalfa’nın oturmasına mahsus bir başka odadan ibaret olurdu. Öğrenciler rahlelerinin başına diz çökerek yere minder üstüne otururlardı. Hoca bir sedirde oturur yanında falaka, falaka sopaları, birkaç metre uzunluğunda ince uzun bir sopa bulunurdu.

Bu sopa başarı gösteremeyen ve ya yaramazlık eden çocuklara vurmak içindi. Günümüzde bu şekilde bir falaka uygulaması bulunmamaktadır. Sıbyan mektepleri eğitiminde zamanla değişiklikler yapıldı. Bu arada 1838 yılında sıbyan mektepleri, küçük ve büyük olmak üzere ikiye ayrıldı. Küçüklerde yalnız Kuran okuma öğretildiği halde büyüklerde daha başka derslere de yer verildi. Sıbyan mekteplerinde yazı ve dil öğretilmesine 1846’dan sonra başlandı.

Kız ve erkek çocukların karışık devam ettiği sıbyan okulları olduğu gibi kızlara ayrı, oğlanlara ayrı ders veren okullar da bulunurdu. Sıbyan mektebine başlarken özel bir tören yapılırdı. Sıbyan mekteplerinden sonra, orta, yüksek öğretim veren medreseler, ayrıca askeri, mülki sınıfları yetiştiren saray okulları vardı. Saray okullarının en yüksek kademesi Enderun‘du. Tanzimat’tan sonra başlayan yenileşme akımı öğretimde de değişiklik yapılmasına yol açtı. İlk olarak 1871’deiptidai (ilkokul) denilen sıbyan okullarından ayrı bir okul sisteminin temelleri atılmaya başlandı.

1872’de Nuruosmaniye Camisi’ndeki İptidai Mektebi örnek okul haline getirildi. 1880’de İstanbul’daki iptidai mektepleri 22’yi bulmuştu. Ayrıca sıbyan mektepleri de gene faaliyetlerine devam ediyordu. 1924’te Tevhid-i Tedrisat (öğretimin birleştirilmesi) kanununa uyularak mahalle mektepleri de Maarif Vekaleti’ne bağlandı. Cumhuriyet devrinde de 22 Mart 1926’da mahalle mektepleri tamamen kaldırıldı ve yerlerine ilkokullar açıldı.

Bugünkü ilkokullarımızda öğrenciler en modern yeni eğitim ve öğretim usulleriyle yetiştirilmektedir. Eğitim ve öğretim toplumla yakından ilgilidir. Öğrenciler temsiller, toplu oyunlar, geziler, deneyler, inceleme gezileri vs. yardımiyle toplum içinde kendilerine faydalı olacak bilgileri kazanırlar. Liseler ise ülkemizde orta öğrenimin ikinci derecesini teşkil eden lise öğrenimi bugün okulun özelliğine göre 3 ya da 4 yıl sürelidir. Yeni gelen sistem ile 4+4+4 sistemine 2012-2013 eğitim döneminde girildiğinden sistem köklü olarak değişmektedir.

«Lise» kelimesi Yunanca’dan güneşin adı olan Phoebus’ün lakabı Lykeios’tan gelir. Atina’da bir sokağın adıydı. Ünlü filozof Aristoteles M.Ö. 335 yılında bu sokaktaki bir evde öğrencilerine fizik, metafizik, ahlak, politika öğrettiği bir okul açmıştı. Onun ölümünden sonra öğretim ihtisas araştırmaları şekline girdi. Fransa’da XIX. yüzyılın başlarında bizde ise 1923’te lise teşkilatı kuruldu. Lise öğretiminden önce aynı derecedeki okullara idadi ya da sultani denirdi.

Sözlükte "okul" ne demek?

1. Okuyup yazmadan başlayarak en yüksek düzeyde bilim ve sanat bilgisi vermeye değin, çeşitli derecede toplu olarak öğrenimin sağlandığı yer, mektep.
2. Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin tümü.
3. Bir bilim ya da sanat kolunda özel ve belirgin yöntem, ekol.

Cümle içinde kullanımı

Yüksek okul. Dil okulu.
Daha gelir gelmez, ayağının tozu ile vilayet merkezinin okullarını gezdi.
- M. Ş. Esendal

Okul kelimesinin ingilizcesi

n. school, college, academy, shop.

Son eklenenler

ıvs

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç